Etimoloji diyor ki Şükür; Arapça şkr kökünden gelen şukr "teşekkür etme, minnet duyma, övme, yüceltme" sözcüğünden gelir. Arapça şakara "minnet duydu, şükretti" fiilinin masdarıdır.Yani şükür, minnet duygusuyla doğan bir teşekkür arzusundan gelir. Biliyorsunuz, minnet duymaya ve duydurulmaya pek meraklıyızdır. Bununla birlikte, asıl şükretme noktalarını kaçırırız çoğunlukla. Buyrun bir de böyle şükredelim hep beraber:
Her şeye gücü yeten, rahmeti bol Rabbim;
Yollarında yürüdüm. Çiçeklerini kokladım. Bebek kokusu içime çektim. Çok sevdim. Çok sevildim. Nefret edenlerim de oldu, yüceltenlerim de. Ben hep ben oldum. Armut yedim mesela, zeytin yedim. Ekmek yedim. Tazesi de çok güzeldi, bayatı da. Soğuktan ellerimin çatlayıp kanadığı da oldu, kış günü evimde tişörtle gezdiğim de. Soframda ikramlar verdin bana. Arabalara bindim. Dolmuşta hiç tanımadığım insanlarla dip dibe oturdum, göz göze geldim, elden ele ücret aktardım. Havanı soludum. Gözüme bir sürü görüntü değdirdin, burnuma kokular, tenime dokular, kulaklarıma sesler. Kalbim bir cenderede sıkılır gibi sıkıldı da, sonsuza genişledi de. Serçe parmağımı bükebildim. Kırmızı ışıkta durabildim. Ağaçlarına çıktım. Türlü türlü yaratımlarına şahit ettin beni. Türlü türlü insanı hayatıma aldın, hayatımdan aldın. Merak verdin bana. Merakla kocaman kocaman baktım. Beni misafir ettin yurdunda. Umduklarım, bulduklarım hepsi senden. Çözemediklerimi çözmelerin, bana gösterdiğin lütfun ve merhametin, her şey ve her şey için;